ama gene de klasikleşmeden edemiycem.. Nerde o eski bayramlar ? İlerde anlatıcaz artık biz küçükken bayramlarda kapı kapı gezerdik , şeker toplardık , hatta mendile sarılı para verirlerdi. Akşamda arkadaşlarla buluşup günün ekonomisini (kim kaç para toplamış, kimin hisseleri yükselişte , parayı nereye yatırıcaz? ) tartışırdık. Birde televizyonda her bayram Barış abi yi görürdük. Velhasıl iyi bayramlar herkese ..
Translate
6 Temmuz 2016 Çarşamba
ı ve i bayramlar
Buyursunlar efendim. Bayram gelmiş . Dokuz gün ma aile huzur. Kimseden ücret talep edimiyor .Mutfak açık büfe. Ne isterlerse pişirmeye çalışıyorum. Onlar anlamıyorlar ama bayramlık kıyafetleri aldık . Eski bayramları bilmeselerde biz özlem duyduğumuz gibi bayramlar vermeye çalışıyoruz. Saçtık oyuncaklarımızı .işimiz gec toplayıp sabahına yine dağıtmak. Hergün sıcak poğaçamız çıkıyor mutfakta. Sabah gözlerimizi açar açmaz oyuna başlıyoruz. Noyan superman oluyor ben batman'im dağhanda robin . Çok büyük eğlence balkondan attığımız oyuncakları aşağı inip kurtarıyoruz birlikte. İzmir gotham city bize emanet . Yorulunca öğlen uykumuza yatıyoruz birlikte. Biz uyurken sihirli , gizemli bir güç mutfakta çalışıyor. O gizemli güç benim . Ama hikayede bu özelliğimi gizli tutuyorum. Uyanıp bir bakıyoruz ,o da ne.? Limonlu kek ,ton balığı salatası , meyve kokteyli . Burası çok sıcak ama keyfimiz yerinde , apartmana bakıyorum şöyle ..çoğu komşu bir yerlere gitmiş.kapılar kapalı ,perdeler çekili .. Bugün duydum ki çeşme otobanında trafik sıkışıkmış, ama haberlerde istanbul'da her yön akıcı . Demek ki soluğu bu tarafta almış millet. Geçen yıl bayram biz de Edirne'ye gitmiştk, dönüşte Aliağa'dan izmir'e üç saatte gelmiştik. Noyan çıldırmıştı arabada ,benimde burnumdan gelmişti. Bu yıl bayram pek huzurlu geldi geçen yılın üstüne. ehir boşalmış , herkes plajlarda .Çocukları uyutup uzatmışım ayaklarımı ohh mis..
ama gene de klasikleşmeden edemiycem.. Nerde o eski bayramlar ? İlerde anlatıcaz artık biz küçükken bayramlarda kapı kapı gezerdik , şeker toplardık , hatta mendile sarılı para verirlerdi. Akşamda arkadaşlarla buluşup günün ekonomisini (kim kaç para toplamış, kimin hisseleri yükselişte , parayı nereye yatırıcaz? ) tartışırdık. Birde televizyonda her bayram Barış abi yi görürdük. Velhasıl iyi bayramlar herkese ..
ama gene de klasikleşmeden edemiycem.. Nerde o eski bayramlar ? İlerde anlatıcaz artık biz küçükken bayramlarda kapı kapı gezerdik , şeker toplardık , hatta mendile sarılı para verirlerdi. Akşamda arkadaşlarla buluşup günün ekonomisini (kim kaç para toplamış, kimin hisseleri yükselişte , parayı nereye yatırıcaz? ) tartışırdık. Birde televizyonda her bayram Barış abi yi görürdük. Velhasıl iyi bayramlar herkese ..
27 Haziran 2016 Pazartesi
Evlerin en büyük çocukları: Babalar kuramsalı
Sözüm meclisten dışarı , doğurmamış emzirmemiş ama annelik görevi yapan babalarda tanıyorum.Ama bizimkinin hayat felsefesi 'bir şeyi yapabildiğini gösterirsen , o işi sana kilitlerler' .
Herkes bilir severek evlendim, ben almasam başkası alırdı. Ya benimsin ya da benim olmazsın ama ben çok üzülürüm dedim hatta adama evlenme teklif ettim. Çoraplarını fırlatışını sevdiğim tembel sevgilim bu satırları okursan aklından lütfen geçir portakalda vitamin bile değilken nerelere geldik . Bugüne bugün sekiz yıldır evliyiz. Sana benzeyen ne hikmetse kimsenin bana pek te benzetemediği yavrularımız bile oldu. Hayır bence bana daha çok benziyorlar da neyse şimdi konumuz bu değil.
Evde olmayı , anne olmayı ve eşin olmayı çok seven bir kadın olarak söylüyorum;
Biliyorum sen her sabah işe gidip alın terinle ailemizi geçindirmek yavrulara daha çok oyuncak alabilmek için çalışıyorsun. Bende havuzun başında renkli meyve kokteylimi yudumlayarak senin için daha bronz bir tene kavuşmaya çalışıyorum .Bazı günler kuaföre gidip saçlarımı yaptırıyorum ,kuaförde beklemek çok sıkıcı ,o kadar çok kadın kuaföre gidiyor ki , orda olmak çok yorucu sevgilim .manikürümde hemen bozuluyor . Yemek yapmayı çok seviyorum ama aşçımız saolsun mutfak işlerine hiç karıştırmıyor ,mutfak alışverişi temizliği , karnımızı doyuran o sanatsal tadlar hep onun eseri . Çocukların bakıcıları desen hiç kusuru yok, boğaz tokluğuna çalışıyor .Hem eğitici oyunlar oynatıyor hemde daha neler yapabilir diye araştırıyor . Hiç yorulmayan enerjik bir kadın . Maşallahı var . Özel doktorumuz içinde teşekkür ederim sivrisinek ısırığı ile bile ilgileniyor. Öpücükle iyileştiren tatlı bir kadın . Çocukların derdi bitmez biliyorsun ama bu özel doktor ve hemşire harikalar , sanki hiç hasta olmuyor hiç başları bile ağrımıyor gibi hep enerjileri yerinde ..Gece gündüz demeden hem de .. Terminatör mübarekler ..temizlik için gelen hanımda harika . oyuncakları organize topluyor , arabalar bir kutuda robotlar bir sepette . Aslında düşünüyorumda sana özel olarak bakıcak birinide mi işe alsak ? Her haftasonu hastalanıyorsun (dalmaya gitmediğin günler ve arkadaşlarınla çıkmadığın geceler dışında) ,.Bünyen iyice zayıfladı . Burnun aksa yatak döşek yatıyorsun ,ya regl olsaydın her ay ..Şu saydığım işleri yapan arkadaşlarda sihirli bir şekilde sana görünmeden eve girip çıkıyor değiller hani. hepsini ben yapıyorum. şoförde benim ,aşçıda benim ,doktorda benim , hemşirede benim ,çocuk bakıcısı da benim. Bu kadar iş yetmezmiş gibi haftasonları da senin kaybolan eşyalarınla ilgilenmek için özel bir yetenek gerekiyor. Kuaföre ancak karşılaştığım on kişiden dokuzu beyazların çıkmış dediğinde gidiyorum. Manikür pedikürde en son ne zaman yaptırdım bilmem zaten üçü beşi geçmez heralde hayatım boyunca . Ben zaten oje sürsem kuruyana kadar iş listem uzar alır başını gider ,o ojede heryere bulaşır . Annelik öyle toz pembe değil ,zor iş yani . Arada bir çöpü çıkarsan o bile çok makbule geçicek.
Çünkü ;
-ben çok uzun zamandır deliksiz uyku uyumadım .
-bazı günler duş alıcak vaktim olmuyor hatta kokuyorum
-tuvalete uzun zamandır yalnız girmedim
-uzun zamandır ilk defa bu ay kendime kıyafet aldım , çünkü mevcut giysilere sığmıyorum . aldıklarımı da deneyerek almadım , çocuklarla alışveriş zor ama emin ol imkansız değil.
-güzel elbiseler , topuklu ayakkabı giyme , makyaj yapma bakımlı olma özlemim var ancak vaktim yok.
-takip ettiğim bir dizi yok ,sinemaya zaten gidemem de televizyonda bile bir filmi baştan sona izleyecek vaktim yok .
-çay ,kahve yemek sıcak yiyip içemiyorum.
Çünkü ;
-ben çok uzun zamandır deliksiz uyku uyumadım .
-bazı günler duş alıcak vaktim olmuyor hatta kokuyorum
-tuvalete uzun zamandır yalnız girmedim
-uzun zamandır ilk defa bu ay kendime kıyafet aldım , çünkü mevcut giysilere sığmıyorum . aldıklarımı da deneyerek almadım , çocuklarla alışveriş zor ama emin ol imkansız değil.
-güzel elbiseler , topuklu ayakkabı giyme , makyaj yapma bakımlı olma özlemim var ancak vaktim yok.
-takip ettiğim bir dizi yok ,sinemaya zaten gidemem de televizyonda bile bir filmi baştan sona izleyecek vaktim yok .
-çay ,kahve yemek sıcak yiyip içemiyorum.
-arkadaşlarımla başbaşa dışarı çıkamıyorum ,dışarı zor çıkıyorum hatta .
-emin ol hobilerim yemek yapmak ,ev toplamak değil ,ancak şikayetçide değilim.
-sevişmeyi sevilmeyi seninle sohbet etmeyi senin kadar bende istiyorum . Ben de seni özlüyorum.
Lütfen bunları okuduğunda anneye kızma ,bozulma ,evin en büyük çocuğu olma ..sadece anneyi öp ,sev ve çöpü çıkar .
-emin ol hobilerim yemek yapmak ,ev toplamak değil ,ancak şikayetçide değilim.
-sevişmeyi sevilmeyi seninle sohbet etmeyi senin kadar bende istiyorum . Ben de seni özlüyorum.
Lütfen bunları okuduğunda anneye kızma ,bozulma ,evin en büyük çocuğu olma ..sadece anneyi öp ,sev ve çöpü çıkar .
23 Haziran 2016 Perşembe
lets do some catch up! (hadi şu kaçırdığımız zamanı yakalayalım.)
Bugün dedim ki alıcam laptop u elime.. minicik bir vakit bulayım yapıcam bunu ,nitekim aldımda , üzerinde bir parmak toz birikmiş belki içeride bir yerlerde sevimli minik bir örümcek bile yaşamaya başlamıştır. O kadar uzun süre oldu ki belki örümcek köy kurmuştur hadi o kadar değilse bile aileyi genişletmiştir kesin. Tıpkı benim gibi :)...
2015 -2016 yılbaşı gecesi ..
Bloğa en son mart ayında uğramışım bir yıldan fazla olmuş yazmayalı halbuki kendime söz vermiştim daha sık yazıcam ilgilenicem bu bloğa ihtiyacım var , belki ihtiyacı olan başkalarıda var diye . Kaldığımız yerden devam edelim artık. En son geçen mart ayında ki halimi hatırlamaya çalışıyım. Sosyal hayat :sıfır , takip edilen tv dizisi : yok iş hayatı: berbat ;geç kalıp erken çıkmaya çalışıyorum ,herkes benden nefret ediyor . Yaz tatili planı : eşimin ailesini kavurucu bayram sıcağında ziyaret etmek ,yol dokuz saat , iki buçuk yaşındaki oğlanın arabada tahammül süresi 2 saatten az . Burdan bağlayabilirim artık temmuz ayında Edirne'ye gittik ,arabanın içinde boş koltukarda bile eşya vardı . Yolda sık sık mola verdik. Hiçbiri outlet molası değildi. Oysa ne kadar çok isterdim bulana bulana bir alışveriş yapıyım . Biz o tatile üç kişi çıktık sanıyorduk ama meğer arabada kaçak yolcu varmış. Tatil dönüşü işe başladığımda farkettim değişik birşeyler olduğunu .Kan verdim , sonucu aldığımda üzerimde ameliyat önlükleri vardı. Ellerimde steril eldivenler , kanlı ..Eşim gelip Beta hcg 200 dedi adama sarılamadım bile .İstiyor muydum bu çocuğu ? EVET ! Planlamış mıydım? EVET Şaşırmış mıydım ? ona da EVET . Çünkü planlasanda hani ünlüler diyor ya her sahneye çıktığımda heyecanlanıyorum hah annelerde öyle heyecanlanıyor işte . Yani sevgili beni ben yapan fanlarım takipçilerim buralarda ben yokken bizim aile genişledi , dört kişi oldu. Ben de büyüdüm tabi , epey büyüdüm , kalıbıma sığmıyorum , pantolonlar dar , t shirtler sımsıkı geliyor üstüme .
Dördüncü gebelik , ikinci çocuk ,moralimi hiç bozmıycam, herşey çok kolay olucak dedim kendime .Koşturucam , yediklerime dikkat edicem , doğum çok kolay olucak .İlk doğumum çok kolaydı ya hapşırınca çıkıcak bu dedim .Çok kısa sürücek sancım gelir gelmez hastaneye gidicem dedim. Herşey çok kolay olmadı , koşturamadım , düşük riski yüzünden 2 kez rapor almak zorunda kaldım . Yediklerime dikkat eh hadi ettim deyelim bu sefer otuz kilo almadım en azından . Doğum çok zor geçti . Nerdeyse içeride ne varsa ameliyatla alıcaklardı çünkü kanamam oldu. Bi de ıkınmaktan rektal prolapsus . İlk defa hayatımda kan transfüzyonu verdiler . Neyse toparladım çokta iyiyim şimdi , tekrar istersem çocuk yapmaya yetecek malzeme hala içerde duruyor en azından . üzerine oturduğum ve güvendiğim parçamda normale döndü. Multipar ,beş dakkada çıkar diye düşünürüz ya çıkmadı velet. bir buçuk gün sürdü sancı. Ve Alp Dağhan geldi.. Hoşgeldin..
Bloğa en son mart ayında uğramışım bir yıldan fazla olmuş yazmayalı halbuki kendime söz vermiştim daha sık yazıcam ilgilenicem bu bloğa ihtiyacım var , belki ihtiyacı olan başkalarıda var diye . Kaldığımız yerden devam edelim artık. En son geçen mart ayında ki halimi hatırlamaya çalışıyım. Sosyal hayat :sıfır , takip edilen tv dizisi : yok iş hayatı: berbat ;geç kalıp erken çıkmaya çalışıyorum ,herkes benden nefret ediyor . Yaz tatili planı : eşimin ailesini kavurucu bayram sıcağında ziyaret etmek ,yol dokuz saat , iki buçuk yaşındaki oğlanın arabada tahammül süresi 2 saatten az . Burdan bağlayabilirim artık temmuz ayında Edirne'ye gittik ,arabanın içinde boş koltukarda bile eşya vardı . Yolda sık sık mola verdik. Hiçbiri outlet molası değildi. Oysa ne kadar çok isterdim bulana bulana bir alışveriş yapıyım . Biz o tatile üç kişi çıktık sanıyorduk ama meğer arabada kaçak yolcu varmış. Tatil dönüşü işe başladığımda farkettim değişik birşeyler olduğunu .Kan verdim , sonucu aldığımda üzerimde ameliyat önlükleri vardı. Ellerimde steril eldivenler , kanlı ..Eşim gelip Beta hcg 200 dedi adama sarılamadım bile .İstiyor muydum bu çocuğu ? EVET ! Planlamış mıydım? EVET Şaşırmış mıydım ? ona da EVET . Çünkü planlasanda hani ünlüler diyor ya her sahneye çıktığımda heyecanlanıyorum hah annelerde öyle heyecanlanıyor işte . Yani sevgili beni ben yapan fanlarım takipçilerim buralarda ben yokken bizim aile genişledi , dört kişi oldu. Ben de büyüdüm tabi , epey büyüdüm , kalıbıma sığmıyorum , pantolonlar dar , t shirtler sımsıkı geliyor üstüme .
Dördüncü gebelik , ikinci çocuk ,moralimi hiç bozmıycam, herşey çok kolay olucak dedim kendime .Koşturucam , yediklerime dikkat edicem , doğum çok kolay olucak .İlk doğumum çok kolaydı ya hapşırınca çıkıcak bu dedim .Çok kısa sürücek sancım gelir gelmez hastaneye gidicem dedim. Herşey çok kolay olmadı , koşturamadım , düşük riski yüzünden 2 kez rapor almak zorunda kaldım . Yediklerime dikkat eh hadi ettim deyelim bu sefer otuz kilo almadım en azından . Doğum çok zor geçti . Nerdeyse içeride ne varsa ameliyatla alıcaklardı çünkü kanamam oldu. Bi de ıkınmaktan rektal prolapsus . İlk defa hayatımda kan transfüzyonu verdiler . Neyse toparladım çokta iyiyim şimdi , tekrar istersem çocuk yapmaya yetecek malzeme hala içerde duruyor en azından . üzerine oturduğum ve güvendiğim parçamda normale döndü. Multipar ,beş dakkada çıkar diye düşünürüz ya çıkmadı velet. bir buçuk gün sürdü sancı. Ve Alp Dağhan geldi.. Hoşgeldin..
4 Mart 2015 Çarşamba
Minik Canavarların Mektupları -vol 1
Dostluklar önemlidir ..üstünden ne kadar uzun zaman geçerse dahada kıymetlenir. Çocukluk arkadaşlıklarıysa tadından yenmez . Bakkal amcanın camını beraber indirmişsin , topunu patlatan komşunun lastiklerinden topun intikamını beraber almışsın . Benim oğlan 19 aylık , ama taaa önceden daha içerdeyken tanıştığı bir dostu var. (Bunlar 9 ay içerde yattılar ya o zaman beri tanışıklıkları var .) Pek iyi bir çocuk pek sevimli , akıllı .. bizde annesiyle arkadaşız , hem hamarat hem hoş hem yetenekli bir annesi var . . Sizden iyi olmasın annesiyle çılgın mutfak projelerimiz oluyor . Bizden habersiz mektuplaşmaya başlamış keratalar ..dayanamadık .. Çaktırmadan okuduk : )...
Sevgili Noyan,
Biliyorsun, birbirimizi daha küçücük birer “kesecikken”den beri tanıyoruz. Ben senin fırlama birşey olacağını biliyordum, bakışlarını hiç tutmamıştım, ama galiba anneminanlattıklarına bakılırsa ben de senden farklı değilmişim. Aslında ben sorunun bizde olmadığını düşünüyorum. Mesela annem, bütün günnereye gidiyorsa, geziyor geziyor, sonra tam O’nu göreceğim saatte beni karanlık birodaya alıp, sersemletene kadar sallıyor. Tabii ben de altında kalır mıyım? Evet, yorgundüşüp uyuyorum, ama saatine kalmadan kalkıyor, “anneee, emmmee” diye bağırıyorum.Kalkıyor çaresiz, öyle hızla yatişiyor ki. Anladığım kadarıyla o saatlerde bu tonda ses pekçekilmiyor. Ben de sıcak süt ve ılık bir tene kavuşmanın zevki için gece boyunca devam ediyorum tabii ! Çok eğlenceli olduğu kesin.Herşey yolunda gibi duruyor böyle bakınca ama bizimkinin zaman zaman bi tipikayıyor, gürültülü sesler çıkararak evdekilere bağırıyor. Korkmuyorum desem yalan olur,öyle çirkin birşeye dönüşüyor ki, şaşarsın. Neyse lafı uzatmadan sana söyleyeceklerime geçeyim. Ben bir karar aldım,ikimizde bizim için koşturup duran, dünyadaki meleklerimize sahip çıkalım. Bu baba ya dasen belki “daddy” diyorsun ya, hah işte onları ben biraz ilgisiz buluyorum. Sanki bukadınlara pek yardım etmiyorlar gibi, iş başa düştü kardeşim!
Bundan böyle;
-yemeklerimizi iyi yiyelim,
-uyanınca ağlamayalım,
-koltuk tepelerine çıkmayalım (ya da alçak olanları tercih edelim),
-çikolata gibi fazla bulaşan şeyleri yerlere sürmeyelim (ki benimki fenabozuluyor)
-son olarak “güzel uyuyalım”.bu pijamayı sana bir “milat” olsun diye aldım.PÖ (pijamadan önce), PS (pijamadan sonra).Ya da BP (before …) aman bu uzatma da annemden genetik gibi. Ne bileyim, giderek benziyoruz galiba.Kardeşim, seni seviorum! Haberleşelim sık sık. Hatta mektup arkadaşım olurmusun?
Efe
Iki gündür benimkiler hep evdeydi ,
evde bu kadar durup uyuyuo uyanınca toplama kampına gidiyoruz hep
. Sanırım gene zorla giydirilip arabaya bağlanmam yakın. Ama
gönderdiğin pijamaları giydim dostum. Belki sabah bu
yakışıklılığıma dayanamayıp kaldırmazlar beni. Bide annemde
evde kalır ohhh tadından yenmez. Öpüyorum şimdilik dostum. Ilık
süt içtim uyku yaptı meret gözlerim kapanıyor. Bir ara buluşup
kızlara gidelim : )....
Sevgili Noyan,
Biliyorsun, birbirimizi daha küçücük birer “kesecikken”den beri tanıyoruz. Ben senin fırlama birşey olacağını biliyordum, bakışlarını hiç tutmamıştım, ama galiba anneminanlattıklarına bakılırsa ben de senden farklı değilmişim. Aslında ben sorunun bizde olmadığını düşünüyorum. Mesela annem, bütün günnereye gidiyorsa, geziyor geziyor, sonra tam O’nu göreceğim saatte beni karanlık birodaya alıp, sersemletene kadar sallıyor. Tabii ben de altında kalır mıyım? Evet, yorgundüşüp uyuyorum, ama saatine kalmadan kalkıyor, “anneee, emmmee” diye bağırıyorum.Kalkıyor çaresiz, öyle hızla yatişiyor ki. Anladığım kadarıyla o saatlerde bu tonda ses pekçekilmiyor. Ben de sıcak süt ve ılık bir tene kavuşmanın zevki için gece boyunca devam ediyorum tabii ! Çok eğlenceli olduğu kesin.Herşey yolunda gibi duruyor böyle bakınca ama bizimkinin zaman zaman bi tipikayıyor, gürültülü sesler çıkararak evdekilere bağırıyor. Korkmuyorum desem yalan olur,öyle çirkin birşeye dönüşüyor ki, şaşarsın. Neyse lafı uzatmadan sana söyleyeceklerime geçeyim. Ben bir karar aldım,ikimizde bizim için koşturup duran, dünyadaki meleklerimize sahip çıkalım. Bu baba ya dasen belki “daddy” diyorsun ya, hah işte onları ben biraz ilgisiz buluyorum. Sanki bukadınlara pek yardım etmiyorlar gibi, iş başa düştü kardeşim!Bundan böyle;
-yemeklerimizi iyi yiyelim,
-uyanınca ağlamayalım,
-koltuk tepelerine çıkmayalım (ya da alçak olanları tercih edelim),
-çikolata gibi fazla bulaşan şeyleri yerlere sürmeyelim (ki benimki fenabozuluyor)
-son olarak “güzel uyuyalım”.bu pijamayı sana bir “milat” olsun diye aldım.PÖ (pijamadan önce), PS (pijamadan sonra).Ya da BP (before …) aman bu uzatma da annemden genetik gibi. Ne bileyim, giderek benziyoruz galiba.Kardeşim, seni seviorum! Haberleşelim sık sık. Hatta mektup arkadaşım olurmusun?
Efe
Dostum Efe ,
Mektubunu alınca çok heyecanlandım.
İlk defa biri bana mektup yolladı. Umarım buda senin için ilk
olur .Nede olsa sen benim en eski arkadaşımsın. Anlamadan çok şey
paylaştık bu dünyada ..annelerimiz dünyayı beraber yerken .. bir
dünya gibi göründükleri zamanlardan bahsediyorum. Bu arada annem
mektubumu herkeslere okudu. Şimdiden özel hayat diye birşey
kalmadı.Bende seni ilk gördüğümde adama bak ya amma dayılanıyor
dediydim ama tanıdıkça harbi delikanlı oldugunu anladım dostum.
Benimde seninle benzer endişelerim var
malesef.Hem de daha kötü!! Annem beni her sabah bir sürü çocuğun
olduğu bir yere bırakıyor. Böyle toplama kampı gibi birşey.
Günde iki kere sallanarak sersemletilip zorla uyutuluyorum ,bazen
ninni denen berbat bi müzik koyuyolar ,tam da oyunun en tatlı
yerinde uyku vakti falan diyorlar. Uykunun vaktimi olurmuş canım.
Bu büyükler çıldırmış olmalı.Akşam beni almaya geldiklerinde
onları gördüğüme çok seviniyorum ama arabaya bindiğimizde
bağlıyorlar beni . Sevdiklerini bilmesem işkence ediyorlar
diyicem..inanmazsın yeşil ot gibi birşey yedirmeye çalıştılar
kusucaktım. Neyseki kollarımı çözmeyi öğrendim. Arada
tehlikeli hareketler yapıyorum ki gözlerini üzerimden
ayırmasınlar. Bide belki cayarlar da ertesi sabah buraya
gelmeyiz.Beni bıraktıkları yerin önünde garip bir bina var
,adını okuyamıyorum ama sürekli büyük tahta konserve kutuları
bir arabaya yüklüyorlar sonrada araba uzaklaşıyor. Bir tür
fabrika olduğunu düşünüyorum. Toplama kampında bana noyiş
diyorlar. Evde bir iki sefer denedim babiş ,anniş falan demeyi .
Güldüler bana . Maymun muyum ben?
Annem iyi kadın ama biraz garip. Benle
başka bir dilde konuşuyor. Hemde öyle çok konuşuyor ki benide
geveze yaptı. Başkaları varken şunu de bunu de diyor inadıma
ağzımı açmıyorum. Bide beraber yaşadığımız baba denen adam
var. Ya iyi adam hoş adam da çabuk yoruluyor dostum. Bide annemi
öpmeye sarılmaya falan çalışıyor bazen gıcık oluyorum. Neyse
ki şimdilik çözdüm sorunu. Annem benle yatıyor. Bir iki sefer
babam hadi odasına koyalım şunu eylemi gerçekleştirdi ama öyle
bir terör estirdim ki kendi yatırdı beni annemin koynuna.. haha
deveden büyük fil var abicim. Anneler bizimdir bizim kalacak!
Arada ayarı kaçıyor benimkininde ama
kabul etmek lazım çabuk topluyorlar. Baba gibi tırt değiller.
Babalar sözlü katılımcı olmalı. Şunu yapcaz bunu yapcaz deyip
uyuyan tipler. Amannn bana ne! Uyusun! Anneme fazla sokulmasında .
Gece sık sık uyanıp kontrol ediyorum ben. Huzur bırakmadı
sakallı bende..Sevdiğim yanlarıda var adamın. Ağlayınca
susturmak için cep telefonunu veriyor , çulukata veriyor ,çolokata
ay neydi ya .. çokta seviyorum yemeyi şu kahverengi tatlı şey
..Herneyse ..bide suyla oynamayı çok seviyor. Hayalimi
gerçekleştirdi geçen gün salonda bi sürü su dolu kutu vardı.
Doya doya oynadım heryeri ıslattım. Su çok eğlenceli broooo!
Evde ipad diye bir şey buldum. Büyük
oyuncagı ama gece rüyalarıma giriyor. Süper bişi. Böyle
hipnotize olup bi sürü video izleyebiliyorsun. Çok iyi müzikler
var finger family diye bi grup var mesela son zamanlarda favorim.
Birde klasiklerden wheels on the bus dinliyorum.
Iki gündür benimkiler hep evdeydi ,
evde bu kadar durup uyuyuo uyanınca toplama kampına gidiyoruz hep
. Sanırım gene zorla giydirilip arabaya bağlanmam yakın. Ama
gönderdiğin pijamaları giydim dostum. Belki sabah bu
yakışıklılığıma dayanamayıp kaldırmazlar beni. Bide annemde
evde kalır ohhh tadından yenmez. Öpüyorum şimdilik dostum. Ilık
süt içtim uyku yaptı meret gözlerim kapanıyor. Bir ara buluşup
kızlara gidelim : )....
Noyan
29 Kasım 2014 Cumartesi
deneysel cumartesi
Bir cuma gecesi noyanı uyuturken
en son hastane formamla uyuya kaldıktan sonra bir deney yapmaya
karar verdim. Haftasonu bir gün boyunca hiç oturmazsam sadece evin
işlerini yaparsam(çocuğada aynı anda bakarken yapıcam bunları )
yatağa gitmeden önce şöyle bir evime baktığımda acaba evi
toplu görebilir miyim diye düşündüm. Takip eden cumartesi
deneyimi gerçekleştirdim. Noyan bana biraz kredi verdi ve sabah 8
buçukta uyandı. Önceden dağıtılmış olan salondaki masada
kahvaltı edicek kadar yer açıp kahvaltıyı hazırladım. Hatta
ekmek pişirdik oğlumla . Baba ayıyı uykusu bitmeden uyandırmadık
( sonra aksi oluyor). Darmaduman salonumuzda harika bir kahvaltı
ettik . Babaya aile filmi izlesin (nat geo wild-aslanlar belgeseli)
diye kumandayı verip salondaki koltuğuna yerleştirdik (en kolayı
buydu) Ortalığı noyanın dağıtma hızından biraz daha hızlı
toplamayı başardım. Arada da çamaşır makinasına sürekli
birşeyler doldurdum. 12 gibi noyanın uykusu geldi, önce elektrik
süpürgesini çalıştırdım sonra noyanı uyuttum zaten bayılıyor
hala saç kurutma makinası ,elektrik süpürgesi sesine .. Böylece
o uyurken evi süpürdüm. (bu hareketimi dahice buldum) Uyandıgında
yerleri silmem imkansız olduğu için (çünkü noyan kovadaki
deterjanı suyu oyun sanıyor) hızla yerleride sildim. Uykuya
daldıktan bir süre sonra hareket ettiğinde ona dokunmazsam ya da
sallamazsam uyanıcağı için bundan sonraki görev planımı onun
uyudugu yerde yapılıcak işlerden seçtim. Çamaşırları katlama
gibi..
Uyandıktan sonra yemek yedirdim . Öğleden sonra 3 gibi
babayı uyandırmayı denedik, ben uykumu alamayınca kötü
oluyorum dedi , aralarda gözünü aralayıp naptığımıza bakmak
suretiyle şekerlemelerine devam etti. Bu arada akşam öğünü
atıştırmalıklar falan derken mutfak yeniden dağıldı. Salonu
zaten noyan halletti. Koltukta zaten sürekli bir yatak var. Yani
arkadaşlar , topuklarım ağrıyor , çocuğu zaten zor uyuttum
..bu deneyde kullanılan deneğin yani benim azmim ve çabama rağmen
uyumadan önce evi toplu görseninizde bunu rutine dönüştürmek
çok mümkün görünmüyor. Boşverin de zaten.. Çocuğunuza
vakit ayırıp onunla oynayın , yerlerde yuvarlanın
..Tırmanışlarına , camda ellerinin izini çıkarmasına destek
olun . En keyiflisi böyle çünkü :)...
25 Ekim 2014 Cumartesi
evin hali..
Ne yazsam ne yazsam diye düşündüm
durdum , aslında aklımda paylaşıcak çok şey vardı. Aralıksız
3 saat uyuyabildiğim gecelerin sabahında yeni oyun fikirleri
bile bulabiliyorum . Ancak şu an öyle yorgunum ki aklıma hiç
bir şey gelmedi bende salonun son halini fotografiklerle paylaşmak
istedim.
baba yorgun : )....
3 Ekim 2014 Cuma
işe dönüş -kürkçü dükkanına dönüş-çalışan anne
O günün geleceğini biliyordum ,
devam etmem gereken bir kariyerim vardı vakit yaklaşıyordu. Hala
evde olduğum o son dönem her günü o dönüş gününün
yaklaştığını kendime unutturarak başladım. Çünkü oğlumla
geçiriceğim her anın kusursuz , onun için de süper mega
eğlenceli olmasını istiyordum. Sabahım ilk ışıklarında full
enerjiyle uyanan oğlum ben daha gözlerimi açmaya uğraşırken
evin içinde koşturmaya başlıyordu. İlk uyku molasında ancak
kahve içebiliyor , şanslıysam birşeyler yiyebiliyordum. Uykusu
öyle hafif ki çıt sesinden hareketlenmeye başlıyordu yattığı
yerde .. bende yanından ayrılamıyordum öyle olunca ..her gece
yattığımda ben işe dönünce nasıl bir düzen kurucağımızı
düşünüyordum zaten delik deşik olan uykum iyice kalitesiz bir
hal aldı. Mütemadiyen araştırma yapıyordum. Bakıcı , kreş ?
Hem bakıcı hem kreş ?? ne bakıcı ne kreş..?!! otur evinde bak
çocuğuna diyen bir içgüdü ,şimdiye kadar o kadar dirsek
çürüttün böyle evde oturmaya devam edemezsin diyen bir beyin ,
uykusuzluğun dibinde hala herşeyi yetiştirmeye çalışan bir
beden ..bunun yanında pırıl pırıl bana bakan bir çift zeytin
göz , boynuma dolanna minik eller ..Ah hem kafa hem gönül
karışıklığı .. Annelik deliliğin bir sınıfı zaten .
Ben hiç istemedim kreşe gitmesini üç
yaşına kadar ..bilimseliz ya onca makale okudum. Kreşe gidicek
çocuğun hazır olduğunu en iyi şöyle anlarsınız böyle
anlarsınız bir ton hikaye .. çocuk evde büyür diyen ikinci bir
ton hikaye .. Esası şudur ; bir çocuğa annesinden daha iyi
bakıcak başka kimse yoktur ancak annenin çalışmak zorunda olması
çocuğuna artık bakmıyacağı anlamınada gelmez. Anne işe gider
yorulur gelir eve annelik görevine devam eder. Ayrıldığımız
ilk günlerdeki suçluluk duygusunu aştıktan ve noyanın mutlu
olduğunu gördükten sonra en sonunda devreye giren beynim ve hala
iyi bir anne olduğum gerçeğini burnuma gözüme sokan mantığım
sayesinde sonunda normal insan ve daha da çok yorulan anne olarak
hayatıma devam etmeye yeni düzene alışmaya başladım. Taşlar
yerine oturmadan yazamazdım bu yazıyı ..Öyle yapsam ne kadar
berbat bir anneyim ben çocuğumu bırakıp işe gidiyorumdan öte
bir şey çıkmazdı. Neyse biraz geri saralım madem deneyimlerimizi
paylaşıyoruz ..
Önce bakıcı arayışına girdim.
Şimdi uzmanlar diyorki siz çocuktan ayrılmadan en az bir ay önce
bakıcınız gelsin çocuk anne yanındayken bakıcıya alışsın.Sizde süreyi uzata uzata çocuğu bakıcı ile kalmaya alıştırın Nerden biliceksin belki bir ay melek gibi olan bakıcı sonra
napıcak çocuğa ,evin heryerine güvenlik kamerası kurup bütün
ügn çocuğu izleyemezsin ki işte ..(a.paranoyak anne b.tedirgin
anne??c.temkinli anne d.katil olma potansiyeli yüksek anne e.hepsi)
Elbette ki bu fikri denedik . Bizde bu süreci yaşayan herkes gibi
bakıcı aradık. Önce orta yaşlarının sonunda bir hanım teşrif
etti.Aslında tamda teşrif edemedi. Biz noyanla teyzeyi gidip aldık
çünkü hangi otobüse biniceğini bulamadı. Hafif bir anadolu
şivesiyle konuşan erzurumlu bakıcı adayımız ben çocuğa
bakarken mutfağı temizlemeye başladı.sanırım iyi temizlik
yaparsa işi alıcağını düşündü. Buzdolabının raflarını
söktü yerine takamadık. Bu esnada çocuk heryeri karıştırmaya
devam etti. Ben günü yorgun ve duble gergin tamamlarken mutfak
kapanışı temiz bitirdi. Buzdolabının raflarını takmak iş
dönüşü babanın görevi oldu .Katılımcımıza teşekkür ettik
Başarılarının devamını dileyerek ayrıldık.
Bulduğumuz ikinci aday eşimin iş
arkadaşının bakıcısının arkadaşı ,bakıcıdan referanslı
bakıcı olmuş oluyor bu durumda ..İkinci adayla telefonda
konuşmaktan öteye geçemedik. Başı kapalı temiz bir hanımmış
duyduğumuza göre inancına hala saygımız var.
-Merhaba biipipp hanım biz
seferoğulları ailesi olarak 13 aylık oğlumuza bakıcı arıyoruz.
Sizi şekerpare hanım önderdi.
-evet evet ben çocuk bakıyordum
önceden hatta iki tane bakıyordum. Siz ne istiyorsunuz tam olarak
-valla biz çocuk bakılsın istiyoruz
tam olarak
-kaç para verceğiniz ??
-şu kadar vericez oğlumuzun bakımı
yemeği , o uyurkende biraz ortalık toplarsınız temizlik
beklentimiz yok.
-temizliğe gelen ayrı kadınınız
var mı? Benim önceki çalıştığım yerde vardı. (2. adayın
koordinatörlük arzusu var altına da çalışan alıcak anladığım
kadarıyla)
-valla temizliğe gelen kimse yok ben
yapıyorum. Artık hafta sonları yine ben yapıcam.(çünküüü
aynı anda hem bakıcı hem temizlikçi tutucak kadar param olsaydı
zaten çalışmaz ikinci çocuğu yapıştırıverdim madem para bok
ne işim var hastanede çalışmaya gidicem)
-tamam bende isterim sizinle çalışmak
yalnız ben namaz kılıyorum sorun olur mu ????
-(iç ses) çocuk ağlamaktan bi
tarafını yırtarken siz eğilirseniz ben tekme atmak isteyebilirim
onun dışında bir sorun olmaz
-Anladım biz sizi daha sonra arıycaz.
-(telefon) biiip biip biip..
Örnek teşkil etmesi için en göze
çarpanları yazdım. Büyük çaresizlik ve hüsranla biten
arayışın ardından bütün o çocuk kreşe ne zaman gider,ne
zaman hazır olur ?? makalelerini düşünerek büyük cevabı
verdim. Biz hazırıııızzz!
Şanslı olduğum iki nokta var. İlki
oğlum 6 aylıkken katıldığımız bir oyun grubumuz vardı.
Sayesinde hem o hem ben yeni arkadaşlar edindik ve çok şey
öğrendik. Bu yüzden onun başka çocuklardan oluşan bir grup
içine ilk girdiğinde dehşete düşmeyeceğini biliyordum ( -kim
lan bu veletler ? Annem nerdeee laaannnn yerine şşş anneee
anneeeeeee ya annee nereye gidiyosunn??? Ne zaman gelicen onu söyle
bari kadın diye bağırdı. )
İkinciside çalıştığım
hastanenin bir kreşi vardı. Oğlumla aynı bahçedeydik ve bana
ihtiyacı olsa bir nefeste oraya koşucak kadar kondisyonum iyiydi
hahha şaka şaka bi nefeste koşamamda yakınımdaydı işte
yürüyerek 3 dakika :)...
Öncesinde gidip kreşi ziyaret
ettim.Ortalığı temizleyen bir hanım beni o esnada bebek grubunun
yanında olan yönetici hanımın odasına aldı. Beklerken etrafı
inceledim. Masasında isimliği vardı. Altında da uzmanlık alanı
yazıyordu ; Çocuk gelişimi uzmanı . Önümdeki sehpada bir koli
içinde çocuklara gönderilmiş eğitici dergiler vardı. Duvarlarda
çocukların çizdiği resimler asılıydı.Bir anda içimi bir huzur
kapladı. İlk izlenimlerim beni öylesine rahatlatmıştı ki ..Bir
kaç dakika sonra kendisi odaya girdi. Güler yüz ve düzgün bir
Türkçeyle beni karşılayan bu hanıma oğlumda gülücükler
atmaya başlamıştı bile.. Bize kreşi gezdirdi. En son bebek
grubunun olduğu odayı gördük. Ortalama bir salon büyüklüğünde
gayet temiz en uçta bebeklerinin yataklarının olduğu oyuncak
dolu bir oda . Ve en inanılmaz kısmı tam uyku saatine denk gelip
benim 5 bebeği birbirinden huzurlu yanyana görmüş olmam.
Başlarında da şu an Noyanın muhtemelen benden sonra en çok
bağlandığı kişilerden biri olan öğretmenleri vardı.
Şaşkınlıktan nutkum tutuldu. Ses çıkarmaya korktum birini
uyandırırım diye. Blogu takip edenleriniz bilir ,bizim uyku
maceramız doğduğundan beri gayet meşakkatli geçti ve halende
öyle devam etmekte. Resim 1 de Saatlerce bebek arabasında kendini
sallatan, esnemekten çenesi düşen ama hala kordonda tur atıyoruz
gibi bir kolunu bebek arabasından sallandırıp etrafa bakınarak
zorla uyuyan oğlumu görüyoruz(bana değme spor salonunda
harcayamayacağım kaloriyi harcatmış) Bense yanyana dizili
, horuldayıp uyuyan beş bebeğe bakıyordum.İnsanın aklı ermiyor. Madem
bebek denen canlı böyle de uyuyabiliyor evladım sen neden ananı
danalar gibi koşturuyosun .Apartmanın otoparkının değnekçisi
gibi oldum . Kim ne zaman gelse ordayım . Paşa bebek arabasında
ense yapıyor uyuycak diye. Biri beni arasa önce otoparka bakıyor
öyle bir durumdayız yani. Bu günün akşamında eşimle
kararımızı kreşten yana verdik.
Resim 1: )
Ben işe oğlum kreşe başlamadan
önceki gece sanki ben ilk defa okula gidicekmişim gibi
heyecanlıydım. Bu sefer heyecandan uyuyamadım. İlk gün sabah
bırakırken ne olduğunu pek anlamadan öğretmenine uzandı. Takip
eden günlerde benden ayrılırken ağladı. Başlarda hiç bir
gündüz uykusuna katılmamış ama diğer bebeklerle çok iyi
iletişime geçtiğini söyledi öğretmenimiz. Ilk on günü
atlattıktan sonra artık sabah ağlamadan ,hatta benim gidişimi
umursamadan (koydu biraz bana burası ana yüreği işte:) )gitti
okuluna. Bir ayımızı doldurmak üzereyiz. Yemek yemeyen ,kaşıklara
tekme savuran evladım yemek yemeye ve yeni sesler çıkarmaya
başladı. Sonunda biraz kilo bile aldı. Gündüzleride orda
uyumaya başlamış. Düzeni yavaş yavaş oturuyor. Ben iş çıkış
saatini dört gözle bekliyorum. Onu almaya giderken sahibine giden
yarış atı gibi seke seke gidiyorum bahçede. Beni görünce
kahkahalar atıyor. Benim tarafımdan bakarsak ; çok özlediğim
ameliyathaneye kavuştum , yine hastalarım var .
Hem annelik hem
doktorluk yapmak yorucuda olsa uyuduğum o birkaç saatin sonunda
mutlu bir kadın olarak uyanıyorum. Kliniğime arkadaşlarımın
yanına mesleğime döndüm. Sabah biraz daha erken kalkıp
hazırlanıyorum. Hem noyanın annesi olma görevime hem de
mesleğime saygımdan biraz daha özen göstermeye çalışıyorum
kendime. Eve dönünce oğlumla oynamaya devam ediyorum. Çünkü
kendime işe başladığımda çalışmaktan yorgun düşüp
çocğuyla vakit geçiremeyecek kadar bitap bir kadın olmaacağıma
dair söz verdim Kesinlikle daha çok yoruluyorum ama hepimiz çok
muyluyuz. Bu ışıltıya değer..
Etiketler:
çalışan anne,
daycare,
işe dönüş,
kreş,
nursery,
oyun grubu,
playgroup
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











