Translate

25 Aralık 2016 Pazar

anayım ben ana !? : ) BLW anası .

Lise , üniversite yıllarımı hatırlıyorumda , hiç aklıma gelmezdi anne olacağım. Zaten ciddi bir meslek seçmişim ya  etrafımda kimse evlen çocuk yap demiyordu tabi. Oku kariyer yap diyordu. Evlendikten beş yıl sonra  çaldı o saatin zili benim için. Ne zaman ki canımın içine başka bir can düştüğünü öğrendim  dünya değişti.  O minik kalple aynı bedeni paylaştım. İki çift elim ,iki çift gözüm oldu . Noyan   2013 temmuzda geldi dünya ya  . Hatırlıyorum daha  doğumhaneden odama götürürlerken beni 'harikaydı yine yapmalıyım' demiştim . Onun ilk nefesi , ışıkla ilk karşılaştığı o an  ,tanışma anı .. hani demek bu tekmeleri bana atan sendin diyen anne bakışını fırlattığım o an aşkın  , sevginin  yeni bir anlama büründüğü andı. Hani filmlerde olur ya  ;kadın şap şap göğsüne vurur '-heyyy!! anayım ben anaaaaa! ' der . Bir anda o kadın ben oldum . Demek icimde varmis . 3 yil sonra Daghan katildi ailemize.. O ve noyan arasinda Iki de Melek ugradi yanimiza..ama kalmadilar.     Yavrular benim gözlerimi açtı. Onlardan önce önemli olduğunu sandığım ne varsa değişti. Minik kollar bana sarılmıycaksa güzelliğin, alışverişin ne kıymeti vardı ? Sağlıkları yerinde olsun. Ateşi çıkmasın burnu akmasın . Kariyer ne? Başlarım kariyerine çocuklarım iyi olsun. Başlarım kariyerine demişken yakında işe dönüyorum . Acaba beni neler bekliyor ? Bu kadın yine doğurur mu acaba diyorlar mıdır?

                                           


içimde varmış, hani derler ya sen doğuştan böyleymişsin  (woww you are a natural) hah o benim işte . İyi kide benmişim. İki çocukla artık evden çıkamazsın falan diyenler olduydu da bir daha duyamadım onları. Verimli geçti evdeki zaman. İki çocukla evden en az yükle çıkmayı öğrendim. Dağhan yedi aylıkken yakınlarda  pek işlek olmayan bir avm nin işlek bir restoranına gittik . Hani menüsünde bütün ymek adları komik , fatma teyzenin dilli tavuğu falan diyor. kalabalık çemberin dışında bir masa beğendik oturduk .Dağhan kuşun mama sandalyesi geldi ,noyan sağıma dağhan soluma ,ıslak mendil masanın üstüne yerleşiveridk.  Beş dakika sonra yanımdaki masaya bir aile geldi. Dağhan kadar bir bebekleri var . bir de küçük hanım vardı yanlarında  13 yaşlarında , abla cam kenarına oturdu ,telefonu aldı eline hemen. Bebeği oturtmadılar arabada bıraktılar bir süre , anne benimkini görünce masaya oturayazarken sohbete başladı.
 - ne kadarlık sizinki ?
-yedi ayı dolucak on gün sonra
-bizimkide tam yedi aylık ,ne güzel oturuyor sizinki ,biz ilk defa oturtucaz .
-ohh maşallah maşallah allah bağışlasın.( evet görüyorum eminim evde herşeyi sterilize ediyorsun , ama al çocuğu arabadan artık ,bak börek gibi kurulmuş oraya ,etrafı görsün biraz)

Bu arada bizim siparişler geldi , tabağımdaki brokoliden dağhanın önüne bir parça bıraktım. hep ot mu yiycek ? hayırr kaşınan damaklarına  derman olsun diye noyanın patates kızartmasından da verdim .Su kabını da koydum . Arkadaş başladı takılmaya. Yan masadaki anne biraz daha şok oldu , bu kez baba da katıldı.
-ne marka suluk kullanıyorsunuz ?
-filanca marka
-kendi içiyor bizimki içmiyor böyle .
-arkadaşım  farklı her çocuk seninkide içer , otuzuna gelip anasının kaşıkla su verdiği kaç kişi var .. (demedim)
dedim ki - içer yakında  bu dönemde çok hızlı değişiyorlar.
Sonra  oltaya baba takıldı.
-boğazına kaçmıyor mu ?kendi yiyor , dedi.
Anacım BLW diye birşey var , çocuğun önüne yemeği koyuyorsun ,çocukta bulana bulana saçına başına süre süre , üstüne döke döke  yiyor. Ben bunun BLW metodu falan olduğunuda yeni öğrendim.Metodmuş meğersem. Sokakta sorsalar  BMW mi falan derdim herhalde. Bunun zaten sokakta yapılanı daha makbul ,evde yapma eğer çok pimpirikli ve titizsen.
-Boğazına sen beslerkende kaçabilir , genelde öksürerek öğürerek , kusarak çıkarırlar ama çıkaramazsa devreye sen girip çıkaracaksın. Çok şükür başıma gelmedi. (demedim)
,dikkatle onu takip ettiğimi söyledim.

yan masada ki teenage abla hala orda , bir yere gitmedi. Yani bedenen orda  ama ruhen  telefonda .

Bu arada çocuğu mama sandalyesine koymadılar , sandalye orda kaldı , çocukta bebek arabasında. Biz yemeği yerken  sanırım bebek kaka yaptı tahminlerimce . Bİr alt değişim seremonisi izledim. Önce baba kalktı. Bebek çantası hazırlandı , yüklenildi. Anne kalktı bebeği aldılar , ablayı bırakıp alt değiştirmeye gittiler . Bebek kaka yapar  ,uzancağı ebatta yer yoksa iki tek kişilik sandalye koltuk birleştirir üstüne br örtü atar , ıslak mendilini çıkarır oracıkta değişirsin. ıslak mendille harikalar yaratılabilir, olduğun yerden fazla uzağa gitmene gerek yok aslında , zaten ben sinir oluyorum her yere emzirme odası alt değişim odası yapıyorlar ya . Nedir yani kardeşim!? Bebek bu , emmek istediğinde penceresi olmayan emzirme odası mı arıycam ben gayet emziririm. altınıda değiştiririm. Bizim yemek bitti , hesabı ödedik , selfimizi çektik ,restoranın kapısından çıktık , komşu masa yeni dönüyordu. Sakin olmak lazım  çocuk büyütürken , nem kapmadan büyütmek lazım .Selamlaştık biz eğlenceli hayatlarımıza onlar soğuk yemeklerine doğru devam ettik . Rahat olmak lazım ..







3 Aralık 2016 Cumartesi

woohoo emekliyoruz

Daghan yedi aylık oldu , artık emekliyor. Ben emeklediğinde daha az canı sıkılıcak ,üstümden biraz inicek diyordum ama  hiçte öyle olmadı. Kanguru hala elim ayağım. Dağhan yalnız gündüzleri değil geceleri de  bana yapışık. Çoğu zaman üstümde uyuyakalıyor , yatağına bıraktıktan on dakika sonrada  ağlıyor tekrar kucağıma almak zorunda kalıyorum. Baktım bu düzen değişmeyecek pes ettim. Bende artık nerde takılıyorsak  o gece  orada uyuyakalıyorum kucağımda bebeyle . Genelde  bu çocukların odasına emzirme koltuğu diye koyduğum tekli koltukta oluyor. Gece uykusuna yattıktan sonra  bir iki saat uyuyor önce  ,şansımı deneyip yatağa gidiyorum bende  . Ama sonra ne ara ağladı ne ara ben o tekli koltuğa gittim  gecenin o kısmını hatırlamıyorum. Bir uyanıyorum ,hala karanlık ama saat sabahın yedisi , ve o karanlığa rağmen Dağhan artık gece olmadığını biliyor.

Hala evdeyim ve bu zamanı çocuklarla iyi vakit geçirerek harcamaya çalışıyorum .Bazen  farklı bir iş yaptığımı düşünüyorum nasıl olurdu acaba diye .. Öğretmen bir arkadaşım var ,benim gibi iki oğlu var ama çocuklardan sonra işe dönmemiş . Onunla öğleden sonra kahvesini içip sohbetlenirken kreş açmaya karar verdik , akşam adamlara anlattık, onlarda bize bir hesap çıkardı ve proje aşamasında battık . Demek ki şimdilik hayalleri küçük tutucaz biraz.

Noyan bu hafta okula hiç gitmedi. Biraz öksürüyordu bende bahane ettim. Kendim için mi istedim kalmasını daha çok onun için mi bilmiyorum. Evde beraber vakit çok güzel ve çok çabuk geçiyor. bu hafta hamur yaptık evde sonra dağhan  ve noyanın el izlerini çıkarttık . Bende boyadım. Saklarım üstüne tarih atıp ilerde bakarlar . Yeni yıl geliyor malum ağacı süsledik . Yavrum noel baba bekliyor günlerdir. Aslında o Can baba evladım. Noel baba  yok.  Ama şimdilik hayal dünyana bir balta biz sallamayalım.zaten büyümek ,ergenlik sakat işler. Hayallerin çoğunun hayal olarak kalmasına sebep olan birşey büyümek , o yüzden siz şimdilik noel baba nın geyiklerle gelip bizim apartmanın bacasından koca poposuyla girip olmayan  şöminemizden hanemize tecavüz ediceğine ve  çam ağacımızın altına sizler bütün yıl iyi birer velet olduğunuz ve her dediğimi yaptığınız için (traşşşş!) kutu kutu hediye bırakacağına  inansanızda olur.

Bir daha ne zaman yazarım bloğa bilmiyorum. Günler o kadar karanlık başlıyor ki ..O yüzden şimdiden söyliyim. güle güle 2016  Dağhan'ı getirdiğin için teşekkür ederiz . Gider ayak ekonomik kriz çıkarttın bu hiç olmadı. Ve 2017 ..ikii biinn onn yediiiii.. Senle ilgili büyük umutlarımız  büyük planlarımız var. Ama hepsinden önce nasıl geliyorsan ,nasıl geçeceksen sağlığımıza  ve huzurumuza dokunmadan yap .  Hoşgeldin elbette ...

5 Ağustos 2016 Cuma

itiraf ediyorum ,deliyim.

Tamam ulan! siz kazandınız ,itiraf ediyorum her zaman etmem bak;  çok zor iki çocuklu anne olmak . Gecenin yarısı olmuş tarih değişmiş , evi daha yeni toplamışım  o da yarım yamalak  , oturmuşum itiraf ediyorum. Daha ne istiyorsunuz ? İki çocukla markette alış veriş yaparken yanımdan cık cıklayarak geçen teyzeler, çocukları bahçeye indirdiğimde gizli gizli beni izleyen komşu teyzeler ,markette , çarşıda pazarda cıkcıklayanlar  ve iş arkadaşlarım ve ey ahaaaaliiii  size sesleniyorum . İtiraf ediyorum ; iki çocuk çılgınlık ,delilik. Ama  çok güzel bu delilik be! Gene olsa gene yaparım. Hoşgelmişler  Evet saçlarımı boyatmam gerek ama vaktim yok , belki birazda modayı takip etmem gerek pek rüküş ve bakımsızım . Ama biliyor musunuz ? Noyan üç yaşını bitirdi , geçen gün  gözlerime bakıp '-annecim sen çok güzelsin ,prensessin sen. ' dedi .  Şimdi siz bana deli deseniz , çirkin bakımsız olduğumu düşünseniz kaç yazar . Bir kere buraların prensesiyim ben! Dağhan dört aylık oldu nerdeyse, yattığı yerden dönerek bir yerlere gitmeye çalışıyor , öyle güzel gülüyor ki bana , artık beni tanıyor ve aramızda kalsın  ama sanırım o da prenses olduğumu düşünüyor . Ayrıca daha öncesinde ninja kaplumbağ ve örümcek adam olmuşluğumda var.




Bekarlar , çocuksuz evli çiftler pek takılmak istemiyor zaten   bizimle.  Sanki gizliden gizliye bir deli anneler klanımız var .Çocukları sokakta oynamaya çıkarırken deve yükükle eşya alıyoruz yanımıza. Çadır kurmuşluğumuz var sitenin bahçesine . Bir annenin deliliği iki çocukla beraber yük taşıma kapasitesinin artışı ile doğru orantılı olarak artar zaten . Bunu yapamıyorsanız bir asansöre kaç anne ve çocuk aynı anda sığabilir testini yaparak kendinizi değerlendirebilirsiniz. Ama bizi değerlendirmeyin artık deliyiz ,meliyiz ama memnunuz halimizden. Bu dünya bizimle daha mutlu ,daha güzel bir yer. Dünyaya bizim gibi deliler lazım.


Bu gece sinema gecesi yapalım dedik, köpekbalığı hikayesini izledik mesela .(sanırım 20. kez ama hala çok komik) Sabah erkenden uyanıcaz ,birlikte kahvaltımızı hazırlıycaz. Belki noyanla birşeyler pişiririz . Sonrada tımarhanemizde bir sürü oyun oynıycaz. Bahçeye inip yarış yapıcaz. Dağhanı güldürmek için komik suratlar deniycez.    Dışarda çişimiz geldiğinde koşa koşa tuvalet bulmaya çalışıcaz. Belki uyumadan önce değişik bir şey izleyelim der Köpekbalığı hikayesini izleriz yine . Ne de olsa biz biraz deliyiz. Bu arada yarın kralımızla evlilik yıldönümümüz. Bugün telefonla  konuşurken '-yarın bir planın var mı aşkım?' dedim , '-yoo ne planı ? ' dedi. Geçen  yıl ikimiz birden unutmuştuk. Bu yıl kaçırmadık . Belki yarın çocukları uyuttuktan sonra kralla bir fırsatımız olurda beraber uyuyakalırız .
Sevgilim Kralım , bu yazıyı okuyorsan ve bugün  ve öncesinde yeteri kadar söyleyemediysem, unuttuysam şimdi söylemek isterim ki çok seviyorum seni. İyi ki birlikte delirmişiz , seviyorum çılgın hayatımızı . Yaşasın hunili ebeveynler : )...



6 Temmuz 2016 Çarşamba

ı ve i bayramlar

Buyursunlar efendim. Bayram gelmiş . Dokuz gün ma aile huzur. Kimseden ücret talep edimiyor .Mutfak açık büfe. Ne isterlerse pişirmeye çalışıyorum. Onlar anlamıyorlar ama bayramlık kıyafetleri aldık .  Eski bayramları bilmeselerde biz özlem duyduğumuz gibi bayramlar vermeye çalışıyoruz. Saçtık oyuncaklarımızı .işimiz gec toplayıp sabahına yine dağıtmak. Hergün sıcak poğaçamız çıkıyor mutfakta. Sabah gözlerimizi açar açmaz oyuna başlıyoruz. Noyan superman oluyor ben batman'im dağhanda robin . Çok büyük eğlence balkondan attığımız oyuncakları aşağı inip kurtarıyoruz birlikte. İzmir gotham city bize emanet . Yorulunca öğlen uykumuza yatıyoruz birlikte. Biz uyurken sihirli , gizemli bir güç mutfakta çalışıyor. O gizemli güç benim . Ama hikayede bu özelliğimi gizli tutuyorum. Uyanıp bir bakıyoruz ,o da ne.? Limonlu kek ,ton balığı salatası , meyve kokteyli . Burası çok sıcak ama keyfimiz yerinde , apartmana bakıyorum şöyle ..çoğu komşu bir yerlere gitmiş.kapılar kapalı ,perdeler çekili .. Bugün duydum ki çeşme otobanında trafik sıkışıkmış, ama haberlerde istanbul'da  her yön akıcı . Demek ki soluğu bu tarafta almış millet. Geçen yıl bayram biz de Edirne'ye gitmiştk, dönüşte Aliağa'dan izmir'e üç saatte  gelmiştik. Noyan çıldırmıştı arabada ,benimde burnumdan gelmişti. Bu yıl bayram pek huzurlu geldi geçen yılın üstüne. ehir boşalmış , herkes plajlarda .Çocukları uyutup uzatmışım ayaklarımı ohh mis..
ama gene de klasikleşmeden edemiycem.. Nerde o eski bayramlar ? İlerde anlatıcaz artık biz küçükken bayramlarda kapı kapı gezerdik , şeker toplardık , hatta mendile sarılı para verirlerdi. Akşamda arkadaşlarla buluşup günün ekonomisini (kim kaç para toplamış, kimin hisseleri yükselişte , parayı nereye yatırıcaz? ) tartışırdık. Birde televizyonda her bayram Barış abi yi görürdük. Velhasıl iyi bayramlar herkese ..

27 Haziran 2016 Pazartesi

Evlerin en büyük çocukları: Babalar kuramsalı



Sözüm meclisten dışarı , doğurmamış emzirmemiş  ama annelik görevi yapan babalarda tanıyorum.Ama bizimkinin hayat  felsefesi 'bir şeyi yapabildiğini gösterirsen , o işi sana kilitlerler' .

Herkes bilir severek evlendim, ben almasam başkası alırdı. Ya benimsin ya da benim olmazsın ama ben çok üzülürüm dedim hatta  adama evlenme teklif ettim. Çoraplarını fırlatışını sevdiğim tembel sevgilim bu satırları okursan aklından lütfen geçir portakalda vitamin bile değilken nerelere geldik . Bugüne bugün sekiz yıldır evliyiz. Sana benzeyen ne hikmetse  kimsenin bana pek te benzetemediği yavrularımız bile oldu. Hayır bence bana daha çok benziyorlar da neyse şimdi konumuz bu değil.

Evde olmayı , anne olmayı ve eşin olmayı çok seven bir kadın olarak söylüyorum;

Biliyorum sen her sabah işe gidip alın terinle ailemizi geçindirmek yavrulara daha çok oyuncak alabilmek için çalışıyorsun. Bende havuzun başında renkli meyve kokteylimi yudumlayarak senin için daha bronz bir tene kavuşmaya çalışıyorum .Bazı günler kuaföre gidip saçlarımı yaptırıyorum ,kuaförde beklemek çok sıkıcı ,o kadar çok kadın kuaföre gidiyor ki , orda olmak çok yorucu sevgilim .manikürümde hemen bozuluyor . Yemek yapmayı çok seviyorum ama aşçımız saolsun mutfak işlerine hiç karıştırmıyor ,mutfak alışverişi temizliği , karnımızı  doyuran o sanatsal tadlar hep onun eseri . Çocukların bakıcıları desen hiç kusuru yok, boğaz tokluğuna çalışıyor .Hem eğitici oyunlar oynatıyor hemde daha neler yapabilir diye  araştırıyor . Hiç yorulmayan enerjik bir kadın  . Maşallahı var . Özel doktorumuz içinde teşekkür ederim sivrisinek ısırığı ile bile ilgileniyor.  Öpücükle iyileştiren tatlı bir kadın . Çocukların derdi bitmez biliyorsun ama bu özel doktor ve hemşire harikalar , sanki hiç hasta olmuyor hiç başları bile ağrımıyor gibi hep enerjileri yerinde ..Gece gündüz demeden hem de .. Terminatör mübarekler ..temizlik için gelen hanımda harika . oyuncakları organize topluyor , arabalar bir kutuda  robotlar bir sepette . Aslında düşünüyorumda sana özel olarak bakıcak birinide mi işe alsak ? Her haftasonu hastalanıyorsun (dalmaya gitmediğin günler  ve arkadaşlarınla çıkmadığın geceler  dışında)  ,.Bünyen iyice zayıfladı . Burnun aksa yatak döşek yatıyorsun ,ya regl olsaydın her ay ..Şu saydığım işleri yapan arkadaşlarda sihirli bir şekilde sana görünmeden eve girip çıkıyor değiller hani. hepsini ben yapıyorum. şoförde benim ,aşçıda benim ,doktorda benim , hemşirede benim ,çocuk bakıcısı da benim. Bu kadar iş yetmezmiş gibi haftasonları da senin kaybolan eşyalarınla ilgilenmek için  özel bir yetenek gerekiyor. Kuaföre ancak karşılaştığım on kişiden dokuzu beyazların çıkmış dediğinde gidiyorum.   Manikür pedikürde en son ne zaman yaptırdım bilmem zaten üçü beşi geçmez heralde hayatım boyunca . Ben zaten oje sürsem kuruyana kadar iş listem uzar  alır başını gider ,o ojede heryere bulaşır .  Annelik öyle toz pembe değil ,zor iş yani . Arada bir çöpü çıkarsan o bile çok makbule geçicek.

Çünkü ;
 -ben çok uzun zamandır deliksiz uyku uyumadım .
-bazı günler duş alıcak vaktim olmuyor hatta kokuyorum
-tuvalete uzun zamandır yalnız girmedim
-uzun zamandır ilk defa bu ay kendime kıyafet aldım , çünkü mevcut giysilere sığmıyorum . aldıklarımı da deneyerek almadım , çocuklarla alışveriş zor ama emin ol imkansız değil.
-güzel elbiseler , topuklu ayakkabı giyme , makyaj yapma bakımlı olma özlemim var ancak vaktim yok.
-takip ettiğim bir dizi yok ,sinemaya zaten gidemem de televizyonda bile bir filmi baştan sona izleyecek vaktim yok .
-çay ,kahve yemek sıcak yiyip içemiyorum. 
-arkadaşlarımla başbaşa dışarı çıkamıyorum ,dışarı zor çıkıyorum hatta .
-emin ol hobilerim yemek yapmak ,ev toplamak değil ,ancak şikayetçide  değilim.
-sevişmeyi sevilmeyi seninle sohbet etmeyi senin kadar bende istiyorum . Ben de seni özlüyorum.
Lütfen bunları okuduğunda anneye kızma ,bozulma ,evin en büyük çocuğu olma ..sadece anneyi öp ,sev ve çöpü çıkar .






23 Haziran 2016 Perşembe

lets do some catch up! (hadi şu kaçırdığımız zamanı yakalayalım.)

Bugün dedim ki alıcam laptop u elime.. minicik bir vakit bulayım yapıcam bunu ,nitekim aldımda , üzerinde bir parmak toz birikmiş belki içeride  bir yerlerde sevimli minik bir örümcek bile yaşamaya başlamıştır. O kadar uzun süre oldu ki belki örümcek köy kurmuştur hadi o kadar değilse bile aileyi genişletmiştir kesin. Tıpkı  benim gibi :)...

    2015 -2016 yılbaşı gecesi ..

Bloğa en son mart ayında uğramışım  bir yıldan fazla olmuş yazmayalı halbuki  kendime söz vermiştim daha sık yazıcam ilgilenicem bu bloğa ihtiyacım var  , belki ihtiyacı olan başkalarıda var diye . Kaldığımız yerden devam edelim artık. En son geçen mart ayında ki halimi hatırlamaya çalışıyım. Sosyal hayat :sıfır , takip edilen tv dizisi : yok  iş hayatı: berbat ;geç kalıp  erken çıkmaya çalışıyorum ,herkes benden nefret ediyor .  Yaz tatili planı : eşimin ailesini kavurucu bayram sıcağında ziyaret etmek ,yol dokuz saat , iki buçuk yaşındaki oğlanın arabada tahammül süresi 2 saatten az . Burdan bağlayabilirim artık  temmuz ayında Edirne'ye  gittik  ,arabanın içinde boş koltukarda bile eşya vardı . Yolda sık sık mola verdik. Hiçbiri outlet molası değildi. Oysa ne kadar çok isterdim bulana bulana bir alışveriş yapıyım . Biz o tatile üç kişi çıktık sanıyorduk ama  meğer arabada kaçak yolcu varmış. Tatil dönüşü işe başladığımda farkettim değişik birşeyler olduğunu .Kan verdim , sonucu aldığımda üzerimde ameliyat önlükleri vardı. Ellerimde steril eldivenler , kanlı ..Eşim gelip Beta hcg 200  dedi adama sarılamadım bile .İstiyor muydum bu çocuğu ? EVET ! Planlamış mıydım? EVET  Şaşırmış mıydım ? ona da EVET . Çünkü  planlasanda  hani ünlüler diyor ya  her sahneye çıktığımda heyecanlanıyorum  hah  annelerde öyle  heyecanlanıyor işte . Yani sevgili beni ben yapan fanlarım takipçilerim buralarda ben yokken  bizim aile genişledi , dört kişi oldu. Ben de büyüdüm tabi , epey büyüdüm , kalıbıma sığmıyorum , pantolonlar dar , t shirtler sımsıkı geliyor üstüme .


Dördüncü gebelik , ikinci çocuk ,moralimi hiç bozmıycam, herşey çok kolay olucak dedim kendime .Koşturucam , yediklerime dikkat edicem , doğum çok kolay olucak .İlk doğumum çok kolaydı ya hapşırınca çıkıcak bu dedim .Çok kısa sürücek  sancım gelir gelmez hastaneye gidicem dedim. Herşey çok kolay olmadı , koşturamadım , düşük riski yüzünden 2 kez rapor almak zorunda kaldım . Yediklerime dikkat eh hadi ettim deyelim bu sefer otuz kilo almadım en azından . Doğum  çok zor geçti . Nerdeyse  içeride ne varsa  ameliyatla alıcaklardı çünkü kanamam oldu. Bi de ıkınmaktan rektal prolapsus . İlk defa  hayatımda kan transfüzyonu verdiler . Neyse toparladım çokta iyiyim şimdi , tekrar istersem çocuk yapmaya yetecek malzeme hala içerde duruyor en azından . üzerine oturduğum ve güvendiğim  parçamda normale döndü. Multipar ,beş dakkada çıkar diye düşünürüz ya çıkmadı velet. bir buçuk gün sürdü sancı. Ve Alp Dağhan geldi.. Hoşgeldin..









4 Mart 2015 Çarşamba

Minik Canavarların Mektupları -vol 1

Dostluklar önemlidir ..üstünden ne kadar  uzun zaman geçerse dahada  kıymetlenir. Çocukluk  arkadaşlıklarıysa tadından yenmez . Bakkal  amcanın camını  beraber indirmişsin , topunu patlatan komşunun lastiklerinden topun intikamını beraber almışsın . Benim oğlan 19  aylık , ama  taaa önceden  daha içerdeyken tanıştığı bir  dostu var. (Bunlar 9 ay içerde  yattılar ya   o zaman beri  tanışıklıkları var .)  Pek iyi bir  çocuk  pek sevimli , akıllı .. bizde annesiyle  arkadaşız , hem hamarat hem hoş hem  yetenekli  bir annesi var . . Sizden iyi olmasın annesiyle     çılgın mutfak  projelerimiz oluyor . Bizden habersiz  mektuplaşmaya  başlamış keratalar ..dayanamadık .. Çaktırmadan okuduk : )...







Sevgili Noyan,
Biliyorsun,  birbirimizi  daha  küçücük  birer  “kesecikken”den  beri  tanıyoruz.  Ben senin fırlama birşey olacağını biliyordum, bakışlarını hiç tutmamıştım, ama galiba anneminanlattıklarına bakılırsa ben de senden farklı değilmişim. Aslında  ben sorunun  bizde olmadığını  düşünüyorum.  Mesela  annem,  bütün günnereye gidiyorsa,  geziyor  geziyor,  sonra  tam O’nu göreceğim saatte  beni  karanlık  birodaya alıp, sersemletene kadar sallıyor. Tabii ben de altında kalır mıyım? Evet, yorgundüşüp uyuyorum, ama saatine kalmadan kalkıyor, “anneee, emmmee” diye bağırıyorum.Kalkıyor çaresiz, öyle hızla yatişiyor ki. Anladığım kadarıyla o saatlerde bu tonda ses pekçekilmiyor. Ben de sıcak süt ve ılık bir tene kavuşmanın zevki için gece boyunca devam ediyorum tabii ! Çok eğlenceli olduğu kesin.Herşey yolunda gibi duruyor böyle bakınca ama bizimkinin zaman zaman bi tipikayıyor, gürültülü sesler çıkararak evdekilere bağırıyor. Korkmuyorum desem yalan olur,öyle çirkin birşeye dönüşüyor ki, şaşarsın. Neyse  lafı  uzatmadan  sana  söyleyeceklerime  geçeyim.  Ben  bir  karar  aldım,ikimizde bizim için koşturup duran, dünyadaki meleklerimize sahip çıkalım. Bu baba ya dasen  belki  “daddy”  diyorsun  ya,  hah  işte  onları  ben  biraz  ilgisiz  buluyorum.  Sanki  bukadınlara pek yardım etmiyorlar gibi, iş başa düştü kardeşim!


Bundan böyle;
-yemeklerimizi iyi yiyelim,
-uyanınca ağlamayalım,
-koltuk tepelerine çıkmayalım (ya da alçak olanları tercih edelim),
-çikolata  gibi  fazla  bulaşan  şeyleri  yerlere  sürmeyelim  (ki  benimki  fenabozuluyor) 
-son olarak “güzel uyuyalım”.bu pijamayı sana bir “milat” olsun diye aldım.PÖ (pijamadan önce),  PS (pijamadan sonra).Ya da BP (before …) aman bu uzatma da annemden genetik gibi. Ne bileyim, giderek benziyoruz galiba.Kardeşim,  seni  seviorum!  Haberleşelim  sık  sık.  Hatta  mektup  arkadaşım  olurmusun?

                                                                      Efe 





Dostum Efe ,
Mektubunu alınca çok heyecanlandım. İlk defa biri bana mektup yolladı. Umarım buda senin için ilk olur .Nede olsa sen benim en eski arkadaşımsın. Anlamadan çok şey paylaştık bu dünyada ..annelerimiz dünyayı beraber yerken .. bir dünya gibi göründükleri zamanlardan bahsediyorum. Bu arada annem mektubumu herkeslere okudu. Şimdiden özel hayat diye birşey kalmadı.Bende seni ilk gördüğümde adama bak ya amma dayılanıyor dediydim ama tanıdıkça harbi delikanlı oldugunu anladım dostum.

Benimde seninle benzer endişelerim var malesef.Hem de daha kötü!! Annem beni her sabah bir sürü çocuğun olduğu bir yere bırakıyor. Böyle toplama kampı gibi birşey. Günde iki kere sallanarak sersemletilip zorla uyutuluyorum ,bazen ninni denen berbat bi müzik koyuyolar ,tam da oyunun en tatlı yerinde uyku vakti falan diyorlar. Uykunun vaktimi olurmuş canım. Bu büyükler çıldırmış olmalı.Akşam beni almaya geldiklerinde onları gördüğüme çok seviniyorum ama arabaya bindiğimizde bağlıyorlar beni . Sevdiklerini bilmesem işkence ediyorlar diyicem..inanmazsın yeşil ot gibi birşey yedirmeye çalıştılar kusucaktım. Neyseki kollarımı çözmeyi öğrendim. Arada tehlikeli hareketler yapıyorum ki gözlerini üzerimden ayırmasınlar. Bide belki cayarlar da ertesi sabah buraya gelmeyiz.Beni bıraktıkları yerin önünde garip bir bina var ,adını okuyamıyorum ama sürekli büyük tahta konserve kutuları bir arabaya yüklüyorlar sonrada araba uzaklaşıyor. Bir tür fabrika olduğunu düşünüyorum. Toplama kampında bana noyiş diyorlar. Evde bir iki sefer denedim babiş ,anniş falan demeyi . Güldüler bana . Maymun muyum ben?

Annem iyi kadın ama biraz garip. Benle başka bir dilde konuşuyor. Hemde öyle çok konuşuyor ki benide geveze yaptı. Başkaları varken şunu de bunu de diyor inadıma ağzımı açmıyorum. Bide beraber yaşadığımız baba denen adam var. Ya iyi adam hoş adam da çabuk yoruluyor dostum. Bide annemi öpmeye sarılmaya falan çalışıyor bazen gıcık oluyorum. Neyse ki şimdilik çözdüm sorunu. Annem benle yatıyor. Bir iki sefer babam hadi odasına koyalım şunu eylemi gerçekleştirdi ama öyle bir terör estirdim ki kendi yatırdı beni annemin koynuna.. haha deveden büyük fil var abicim. Anneler bizimdir bizim kalacak!

Arada ayarı kaçıyor benimkininde ama kabul etmek lazım çabuk topluyorlar. Baba gibi tırt değiller. Babalar sözlü katılımcı olmalı. Şunu yapcaz bunu yapcaz deyip uyuyan tipler. Amannn bana ne! Uyusun! Anneme fazla sokulmasında . Gece sık sık uyanıp kontrol ediyorum ben. Huzur bırakmadı sakallı bende..Sevdiğim yanlarıda var adamın. Ağlayınca susturmak için cep telefonunu veriyor , çulukata veriyor ,çolokata ay neydi ya .. çokta seviyorum yemeyi şu kahverengi tatlı şey ..Herneyse ..bide suyla oynamayı çok seviyor. Hayalimi gerçekleştirdi geçen gün salonda bi sürü su dolu kutu vardı. Doya doya oynadım heryeri ıslattım. Su çok eğlenceli broooo!

Evde ipad diye bir şey buldum. Büyük oyuncagı ama gece rüyalarıma giriyor. Süper bişi. Böyle hipnotize olup bi sürü video izleyebiliyorsun. Çok iyi müzikler var finger family diye bi grup var mesela son zamanlarda favorim. Birde klasiklerden wheels on the bus dinliyorum.


Iki gündür benimkiler hep evdeydi , evde bu kadar durup uyuyuo uyanınca toplama kampına gidiyoruz hep . Sanırım gene zorla giydirilip arabaya bağlanmam yakın. Ama gönderdiğin pijamaları giydim dostum. Belki sabah bu yakışıklılığıma dayanamayıp kaldırmazlar beni. Bide annemde evde kalır ohhh tadından yenmez. Öpüyorum şimdilik dostum. Ilık süt içtim uyku yaptı meret gözlerim kapanıyor. Bir ara buluşup kızlara gidelim : )....
                                           


                                                                                             Noyan